Perspektif üzerine
Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan’ın 21 sayfalık, "Kürt varlığında ve sorunsallığında bir dönemin sonu, yeni dönemin eşiğinde olmak" başlıklı kongre perspektifi, örgütsel bir yol haritası niteliğinde bir rapordan çok daha fazlası: "yeni dönemin" tarihsel, felsefi, teorik ve politik temelleri. Her ne kadar kimileri, kavramsal kargaşa içerdiğini iddia etse de, yine perspektifte vurgulanan "dogmalar" bu iddianın altını dolduran yegane boşluk. Perspektifin açılış cümleleri, Kürt halkının "hafıza rejimi"ni, yani kolektif geçmişiyle kurduğu karmaşık ilişkiye dair. Şeyh Sait, Seyit Rıza gibi "sembol önderler", Öcalan’ın analizinde romantize edilmiş, statik kahramanlar olmanın ötesinde konumlanıyor; onlar, halkın süreklilikler kadar kopuşlarla da örülmüş, dinamik hafızasının somutlaşmış temsilleri. Tam da burada, belki de Maurice Halbwachs’ın “kolektif bellek” kavramıyla işaret ettiği gibi, toplumsal hafızanın durağan bir miras olmayıp,...


